Ukrayna’daki Savaşın Ardından Organ Kaybı Yaşayanlar Sovyet Geçmişiyle Yüzleşiyor
Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle organlarını kaybeden sivillerin ve askerlerin sayısı on binlerden 100 binin üzerine çıkarken, Protez Foundation adlı kuruluş başkent Kiev’in...

Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle organlarını kaybeden sivillerin ve askerlerin sayısı on binlerden 100 binin üzerine çıkarken, Protez Foundation adlı kuruluş başkent Kiev’in merkezinde yürüttüğü çalışmalarla bu kişileri topluma kazandırmayı amaçlıyor. Sovyetler Birliği döneminde savaş mağdurlarının kamusal alandan soyutlandığını belirten yetkililer, yeni yaklaşımla bu uygulamaya son vererek engelli bireylerin görünür ve toplumsal hayatın bir parçası olmasını hedefliyor. Ücretsiz protez desteği sağlayan merkezde tedavi gören gaziler ve siviller, geleceğe dair umutlu olduklarını ve ülkenin bu süreçten daha güçlü çıkacağını ifade ediyor.
Ukrayna’daki savaşın sürdüğü bu dönemde, organ kaybetmek zorunda kalan Ukraynalıların sayısı da artmaya devam ediyor. Tahminler on binlerden 100 binin üzerine kadar değişiklik gösteriyor. Sovyetler Birliği döneminde bu savaş mağdurlarının her zaman saklandığını belirten Ukrayna’daki pekçok kişi, durumun artık değişmesi gerektiğine inanıyor.
Amerikan-Ukrayna ortaklı bir vakıf olan ve Kiev’in kalbinde faaliyet gösteren Protez Foundation’dan Oleh Symoroz, “Kamuoyunda görünmelerine izin verilmezdi. Bu uygulamadan uzaklaşıyoruz” diyor.
Cephede bir tanksavar mayınına basarak ağır yaralanan ve her iki bacağı diz üstüne kadar ampute edilen Symoroz, Protez Foundation’ın uzuvlardan çok az şeyin kaldıği en zorlu vakalarda uzmanlaştığını belirtiyor. Bu durum, kaliteli protezlerin üretilmesini zor ve özellikle masraflı hale getiriyor.
Elektronik Uzuvlar
Symoroz, 100 bin dolardan fazla tutan iki protezinin arabasından daha pahalı olduğu konusunda şakalaşarak, “Dizlerde hareketlerimi düzelten mikroçipler var” diyor.
Asker Dmytro, Kharkiv yakınlarında bir Rus askerini esir aldığında, bir FPV (first person view) drone saldırısına uğradı. Yüzünden geriye çok az şey kaldı ve sadece tek gözüyle biraz görebiliyor. Ailesi ve çocukları olan Dmytro, şu anda barista olmak için eğitim alıyor.
Kiev’in Şanzelize Bulvarı sayılan Hresçatık caddesinde Dmytro yolunu bulmayı öğreniyor. Protez Foundation aynı zamanda görme engelliler alanında da uzmanlaşıyor.
Kiev’in En Pahalı Noktasında
Vakfın, Ukrayna başkentinin yaklaşık en pahalı noktasında yer alması dikkat çekiyor. Symoroz, Maidan yakınındaki merkezi ve tarihi konum seçeneğinin arkasında bir felsefe yattığını belirterek, “Bu durum, uzuvlarını kaybetmiş kişilerin konumuyla ilgilidir: siviller, çocuklar, ancak çoğunlukla Ukraynalı gaziler” diyor.
Symoroz sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bunlar bu ülkenin varlığını sürdürmesi için çok şey yapmış olan Ukraynalı askerlerdir. İnsanlarımızın kendilerini rahat hissetmesi için şehrin kenarında bir çit çekmek istemedik. Bu hem gazi hem de onları görmek zorunda kalmayacak alışveriş halkı için sahte bir konfor biçimidir.”
Görünür ve Gururlu
Symoroz, “Bu insanların ısrmadığını gösteriyoruz. Arabalarıyla geliyorlar, işlerini yapıyorlar, geziniyorlar, öğle yemeği yiyorlar. Çocukları buraya geliyor. Böyle olmaktan büyük gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Protez Foundation, savaşın başlangıcından bu yana 1300 hastaya ücretsiz olarak 2500 protez sağladı. Bu rakam, uzuvlarını kaybeden Ukraynalıların sayısına kıyasla oldukça az kalırken, sayıya ilişkin tahminler 50.000 ile 100.000’den fazla sivil ve asker arasında değişiyor.
Medeni Ülke
Vakfın pahalı şehir merkezini seçmesi, kabul ve entegrasyondan daha fazlasını ifade ediyor. Hresçatık’taki şube aynı zamanda Sovyet geçmişiyle bir kopuşu temsil ediyor.
Symoroz, “Çok ağır bir geçmişimiz var. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında ve Afganistan’da, uzuvlarını kaybetmiş sivillere karşı çok uygunsuz bir tutumun sergilendiği Sovyet işgalini deneyimledik” diyor.
Sovyetler Birliği 1979 yılında Afganistan’ı işgal etti. Savaş on yıl sürdü; savaşan pek çok kişi Sovyet Ukrayna Cumhuriyeti’ndendi ve engelli olarak geri döndü.
Symoroz, ellerinde, kollarında, göğsünde ve alnında iki protez dışında hemen her yerde yara izleri taşıdığını belirterek, “Uzak yerlere götürüldüler. Dolayısıyla bu işe yaramıyor; özellikle gelecekte normal, medeni bir ülke olmak istiyorsak. Aslında toplum değişiyor ve bundan gurur duyuyorum” diyor.
Geleceğe Güven
Tedavi merkezinin girişinde Alexander, ergenlik çağındaki oğluyla birlikte konforlu bir kanepede sabırla bekliyor. Oğlu dizüstü bilgisayarıyla vakit geçiriyor ve etrafa bakmıyor. Babasının sol bacağının alt kısmını kaybetmesine alışmış görünse de, Alexander’ın bir kara mayınına basmasının üzerinden henüz bir yıl geçti.
Bilgisayar programcısı olan Alexander, vakfın Kiev şubesinin Bağımsızlık Meydanı olan Maidan’da yer almasından memnun olduğunu belirterek, “Burada katıldığım çok şey yaşandı. Burada herkes vardı; Maidan’da, esasen 2011’den itibaren Turuncu Devrim olduğunda. Bunların hepsi anı” diyor.
Alexander protezinin üzerine dikkatlice basıyor. Uzmanlar daha rahat oturması için törpüleme ve vidalama işlemleri yapıyor. Programcı geleceğe dair güven dolu: “Geleceği göremeseydim burada olmazdım. Muhtemelen o zaman her şey daha zor olurdu. Kazanacağız. Savaş bitecek. Varlığımızı sürdüreceğiz. Ülkenin sadece daha güçlü olacağını düşünüyorum, insanımız en güçlüsüdür.”





Yorum yok! İlk yorumu siz yapın.