İsrailli Aşırı Sağcı Bakan Ben-Gvir’den Filistinlilere Yönelik Hedef Gösteren Açıklamalar
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, katıldığı bir podcast yayınında Gazze’de her gece onlarca kişinin hedef alınarak öldürülmesi gerektiğini savundu ve Filistinlilerin sürgün edilmesi...

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, katıldığı bir podcast yayınında Gazze’de her gece onlarca kişinin hedef alınarak öldürülmesi gerektiğini savundu ve Filistinlilerin sürgün edilmesi yönündeki çağrılarını yineledi. Açıklamalar uluslararası alanda tepki çekerken, İsrail kamuoyunda ise farklı tepkilerle karşılandı. Uzmanlar, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceği için aşırı sağcı koalisyon ortaklarına bağımlı olduğuna dikkat çekiyor.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinliler hakkındaki sözleriyle yeniden tartışma yarattı. Geçtiğimiz hafta sonu bir podcast yayınında konuşan Ben-Gvir, hedefler doğrudan bir tehdit oluşturmasa bile İsrail’in Gazze’de her gece onlarca nokta operasyon ve suikast düzenlemesi gerektiğini söyledi.
Ben-Gvir açıklamasında, “Bence her gece Gazze’de hedefli saldırılar düzenlemeli ve otuz, kırk kişiyi etkisiz hale getirmeliyiz. Orada yaşamayı hak etmeyen insanlar var. Yaşamamalılar. Onlar insan bile değil” ifadelerini kullandı. 7 Ekim 2023 tarihinde Nova festivalinde güvenbirlik yaparken kaçırılan ve İslami Cihad tarafından iki yıl Gazze’de retuha tutulan Rom Braslavski’nin programına konuk olan Ben-Gvir, Filistinlilerin Gazze’den sürülmesi gerektiğini de bir kez daha savundu.
‘Buna Hiçbir Dikkat Gösterilmemeli’
İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House’dan Yossi Mekelberg, NOS’a yaptığı değerlendirmede, “Bu korkunç bir durum. Neredeyse savaş suçu işlemek isteğini beyan etmekle eşdeğer. Bu kesinlikle kınanmalı” dedi.
İsrail sokaklarındaki tepkiler ise bölünmüş durumda. Tel Aviv’deki bir kadın, konuyu dahi duymadığını belirterek, “Eğer bunu söylediyse delidir. Hepimiz Ben-Gvir’in dengesiz olduğunu biliyoruz, bu yüzden ona dikkat etmeyin” dedi. Ben-Gvir’in yurt dışında olduğundan daha önemli gösterildiğini savunan kadın, “O bizim hayatımızda önemli bir figür değil” diye konuştu.
Başka bir İsrailli ise söylenenlere inanamadığını belirterek, “Bunu söylediğine inanmıyorum. Belki de yapay zeka ile manipüle edilmiştir!” dedi. Bu kişi, İsrail’in yalnızca teröristleri hedef aldığını ve 7 Ekim saldırılarının ardından kendini savunduğunu ifade etti.
Marjinal Figürden Bakanlığa Uzanan Yol
Ben-Gvir’in bazı İsrailliler için pek bir anlam ifade etmemesi, sahip olduğu siyasi güçle keskin bir tezat oluşturuyor. Kendisi, İsrail’de terör örgütü olarak kabul edilen Kach hareketinin kurucusu radikal haham Meir David Kahane’nin çevresindeki hareketten geliyor. Kach, Arapların sürülmesini savunuyordu. Genç bir aktivist ve yerleşimci olarak Ben-Gvir sık sık adalet sistemiyle karşı karşıya kaldı ve 2007 yılında ırkçılığı kışkırtmak ve terör örgütüne destek vermekten mahkum edildi.
Uzun süre İsrail siyasetinin en uç kenarında yer alan bu durum, 2022 seçimlerinin ardından değişti. Başbakan Netanyahu’nun çoğunluğu sağlamak için dini ve aşırı sağcı partilerin desteğine ihtiyacı vardı. Ben-Gvir, polis ve cezaevi sisteminden sorumlu Ulusal Güvenlik Bakanı oldu.
Ordunun yetki alanında bulunmadığı için Gazze’deki saldırılar için doğrudan emir veremese de, siyasi olarak Netanyahu’nun ondan kaçınması son derece güç.
Bu durum 2025 yılının başlarında netlik kazandı. Netanyahu Hamas ile bir ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması konusunda anlaşmaya vardığında Ben-Gvir hükümetten istifa etti. İsrail’in Gazze’deki büyük çaplı saldırıları yeniden başlatmasının ardından ise iki ay sonra geri döndü.
‘Seçimleri Kazanmak İçin Her Yol Mübah’
Chatham House’dan Mekelberg’e göre Netanyahu, ekim sonunda yapılacak seçimlerin ardından başbakan kalabilmek için Ben-Gvir ile yeniden ortaklık kurmaktan çekinmeyecek. Mekelberg, “Netanyahu kendinden başka hiç kimseye bağlı değil. Koalisyon kurmak veya muhalefetin bunu yapmasını engellemek için Ben-Gvir’in oylarına ihtiyaç duyarsa, kendini tutmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Ben-Gvir, konumunu Netanyahu’yu sağdan baskı altında tutmak için kullanıyor. Hamas’a taviz verilmesine karşı çıkıyor, Gazze’de İsrail yerleşimleri kurulmasını ve Filistinlilerin sürülmesini savunuyor. Ayrıca Filistinli mahkûmlar için daha katı koşullar getirilmesini sağlıyor ve Filistinliler için idam cezasının yasalaşmasını başardı.
Podcast yayınında Braslavski, kendisini kaçıran terör zanlılarını bizzat asıp asamayacağını sordu. Ben-Gvir bunun için çalışacağını belirterek, infazları “en büyük hayallerimden biri” olarak nitelendirdi.
Netanyahu Tamamen Kontrol Altında Değil
Netanyahu tamamen Ben-Gvir’in boyunduruğu altında bulunmuyor. Ateşkes ve rehine müzakerelerinde bakanını daha önce devre dışı bıraktığı oldu. Ancak Netanyahu’nun aşırı sağa olan bağımlılığı, Ben-Gvir’e kendi bakanlık makamının ötesinde bir güç kazandırıyor.
Mekelberg, bu ortaklığı “Seçimleri kazanmak için her şey. Artık hiçbir şey kutsal değil” sözleriyle tanımlarken, durumun sadece ahlaki açıdan kabul edilemez olmadığını, aynı zamanda İsrail’e de zarar verdiğini belirtti. Mekelberg, “Ben-Gvir hakkındaki bu tür soruların Hollanda’da bile soruluyor olması, bunun İsrail’in uluslararası konumuna ne kadar zarar verdiğini gösteriyor” dedi.
Ekim ayından sonra ne olacağını kestiremediğini belirten uzman; Gazze, Lübnan, İran, Suriye ve Batı Şeria’nın potansiyel birer çatışma alanı olduğunu vurguladı. Yeni bir tırmanışın siyasi olarak Netanyahu’nun da işine gelebileceğini ifade etti.
Mekelberg, “İsrail siyasetinde her şey mümkündür. Üç ay sonra buranın nasıl görüneceğini tahmin etmek son derece mantıksız olur” diyerek sözlerini tamamladı.





Yorum yok! İlk yorumu siz yapın.