Heerhugowaard’daki Dondurucu Cinayeti Davasında İkinci Şüpheli Ortaya Çıktı
Hollanda’nın Purmerend şehrinde yaşayan 31 yaşında bir kadın, Albert Visser’ın cesedini ortadan kaldırdığı şüphesiyle “Heerhugowaard dondurucu cinayeti” davasına ikinci şüpheli olarak...

Hollanda’nın Purmerend şehrinde yaşayan 31 yaşında bir kadın, Albert Visser’ın cesedini ortadan kaldırdığı şüphesiyle “Heerhugowaard dondurucu cinayeti” davasına ikinci şüpheli olarak dahil edildi. 67 yaşındaki Visser’ın kaybolmasından yaklaşık dört yıl sonra evindeki iki dondurucuda ölü bulunmasıyla ilgili ana şüpheli konumundaki 33 yaşındaki oğlu ise cinayetle suçlanıyor. Savcılık, kadının baş şüpheliyle olan ilişkisi hakkında bilgi vermezken, şüphelinin şu an tutuksuz yargılandığını açıkladı. Davanın esastan görüşülmesine 3 Kasım tarihinde başlanması planlanıyor.
Purmerend’den 31 yaşında bir kadın, ‘Heerhugowaard dondurucu cinayeti’ davasında ortak şüpheli konumunda yer alıyor. Kadın, 67 yaşındaki Albert Visser’ın cesedini ortadan kaldırmakla suçlanıyor. Visser, kaybolmasından yaklaşık dört yıl sonra evindeki iki dondurucu sandıkta ölü bulunmuştu.
Bugün Kamu Savcılığı (OM), bölgesel yayın kuruluşu NH’ye yaptığı açıklamada, Purmerendli kadının, babasını öldürmekle suçlanan Visser’ın 33 yaşındaki oğlunun yanı sıra davanın ikinci şüphelisi olduğunu doğruladı. Savcılık, kadın ile baş şüpheli arasındaki ilişkinin ne olduğu konusunda bilgi vermekten kaçındı.
NH’ye göre savcılık, geçen yıldan bu yana olası ikinci bir şüpheliyi araştırıyor. Savcılığın kadını tam olarak ne zamandır şüpheli olarak değerlendirdiği ise bilinmiyor. Kadın şu anda tutuklu bulunmuyor.
‘Meşru Müdafaa’ Savunması
Davanın esastan ele alınması 3 Kasım tarihi için planlandı. Kadının o tarihte duruşmaya gelmesi gerekebilir, ancak mahkeme bu konuda henüz nihai bir karar vermedi. Baş şüphelinin avukatı bu durumu desteklemiyor ve davaların ayrı ayrı görülmesini tercih ediyor.
Avukatın talebi üzerine davaya ikinci bir adli tıp uzmanı (patolog) atandı. Bu uzman, Visser’ın kırık boynunun, müvekkilinin meşru müdafaa eylemi sonucunda oluştuğunu kanıtlamakla görevlendirildi. Uzmanın araştırmasını 3 Kasım’dan önce tamamlayıp tamamlamayacağı ise henüz kesinlik kazanmadı.
Fare Zehri İddiası
Oğul, her zaman meşru müdafaa amacıyla hareket ettiğini ifade etti. Aralarında kötü bir ilişki bulunduğu belirtilen babanın, kendisine fare zehri vermeye çalıştığı iddia edildi. Oğlun durumu sorması üzerine babasının kendisine bıçakla saldırdığı avukat tarafından dile getirildi.
Savunmaya göre, yaşanan boğuşma sırasında oğul babasına birkaç kez vurdu ve sonunda babasının nefes almadığını fark etti.
Oğul, panik ve dehşet içinde babasının cesedini parçalara ayırdığını, ardından ceset parçalarını dondurucularda sakladığını belirtti. Daha önceki duruşmalarda yaptığı açıklamada, olayla ilgili anıları yıllar boyunca bastırdığını ifade etmişti.





Yorum yok! İlk yorumu siz yapın.