Doğal Piyasasında Daralma ve Laboratuvar Üretimi Alternatiflerin Yükselişi Sektörü Dönüştürüyor
Küresel pazarındaki uzun süreli durgunluk ve talep düşüşü, Hollanda’daki kuyumcular ve dev şirketler tarafından da hissedilmeye başlandı. Sektörün önde gelen şirketlerinden De Beers, Güney...

Küresel pazarındaki uzun süreli durgunluk ve talep düşüşü, Hollanda’daki kuyumcular ve dev şirketler tarafından da hissedilmeye başlandı. Sektörün önde gelen şirketlerinden De Beers, Güney Afrika’daki en büyük madenini kapatma kararı alırken, uzmanlar bu durumun arkasındaki temel nedenler olarak tüketici alışkanlıklarındaki değişimi ve laboratuvarda üretilen alternatiflerin artan popülaritesini gösteriyor.
Küresel sektörü zor bir dönemden geçiyor; bu durum Hollanda’daki kuyumcu ve tüccarlar tarafından da yakından hissediliyor. Dünyanın önde gelen şirketi De Beers, geçen ay Güney Afrika’daki en büyük madenini iki yıllığına kapatacağını duyurdu. Venetia madeni, Güney Afrika’nın yıllık üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılıyor.
Bu önlem, doğal piyasasındaki uzun vadeli gerilemeye bir tepki olarak alındı. Bu durum, son yıllarda ticaretin keskin bir şekilde düştüğü Avrupa’nın merkezi Anvers’in ticaret verilerinde de açıkça görülüyor. Geçtiğimiz yıl ticaret hacmi yüzde 22 oranında azaldı.
Güney Afrika’daki Maden Kapatma Kararı ve İstihdam Etkisi
Güney Afrika yüksek işsizlikle karşı karşıya ve bu durum istihdamı daha da baskı altına alıyor. Kaç kişinin işini kaybedeceği henüz kesinleşmedi ancak 1.200’den fazla rakamından söz ediliyor. Güney Afrika’nın en büyük maden işçileri sendikası NUM, Venetia’nın bölgedeki en önemli işverenlerden biri olması nedeniyle bu kararın çalışanlar ve aileleri için yıkıcı bir darbe olduğunu belirtiyor. De Beers işçi çıkardığında bunu sadece madenci aileleri değil, aynı zamanda madenin tedarikçileri ve yerel topluluktaki dükkanlar da hissediyor.
Maden işçileri sendikası NUM bu karara tepki gösteriyor. Sendikaya göre De Beers, piyasanın sorun yaşadığını uzun süredir biliyor ve şirketin maliyetleri düşürmek için önce başka yollar araması gerekiyordu.
Güney Afrika’daki madenler son on yılda 7.000’den fazla istihdam kaybetti. Bu oran yüzde 38’lik bir düşüşe denk geliyor. Dolayısıyla bu gelişme beklenmedik bir durum değil.
Tüketici Alışkanlıklarının Değişimi ve Doğal Taşlardaki Değer Kaybı
Anvers’teki Diamond House’un yöneticisi ve tüccarı Rob van Beurden, doğal taşların değerinin Mart 2022’den bu yana neredeyse yarı yarıya düştüğünü belirtiyor. Özellikle iki karatın altındaki taşlar alıcı bulmakta zorlanıyor.
Bunun arkasında, sentetik taşların popülaritesi de dahil olmak üzere çeşitli nedenler bulunuyor. Laboratuvarlarda üretilen bu kweekdiamanten (kitle üretimi taşlar), doğal olanlardan neredeyse ayırt edilemiyor. Van Beurden, özellikle gençlerin bu alternatiflere açık olduğunu gözlemliyor.
Van Beurden, “Z Kuşağı ve milenyum kuşağı, older nesillere göre farklı harcama alışkanlıklarına sahip” diyor ve ekliyor: “Paralarını renkli taşlara, gümüşe veya festivaller ile uzun bir yolculuk gibi deneyimlere harcamayı tercih ediyorlar. Öncelikleri başka yerde.”
Elbette istisnalar da mevcut. “Örneğin, taşı bir yatırım veya daha sonra torunlara aktarılabilecek değerini koruyan bir ürün olarak gören genç alıcılardan oluşan bir grup hâlâ var.”
Van Beurden, sözde geri dönüştürülmüş taşların da ilgi gördüğünü belirtiyor. Bunlar, evlenecek genç çiftler arasında ikinci bir hayat kazanan değerli taşlar. “Örneğin, annelerinden veya büyükannelerinden eski bir taşı miras alıp yeniden kesim yaptırıyorlar veya kendi seçtikleri bir montür içine yerleştiriyorlar.”
Kuyumculuk Sektöründe Renkli Taşlar ve Alternatifler
Leidschendam’daki Klumpers’in kuyumcusu ve alıcısı Robert den Haag, piyasa koşullarının değiştiğini gözlemliyor. “Bazı gençler taşlı takıları çok klasik buluyor. Miss Spring gibi yeni markalarda birçok subtil renkli taş görüyorsunuz. Özellikle yüzükler için bunlar yükselişte.”
Den Haag, zeytin yeşili bir değerli taş olan peridot için çok daha az para ödendiğini belirtiyor. Safirler, yakutlar ve mavi spineller de popülerliğini koruyor. Ancak evlilik yüzükleri için taş, birçok müşteri favorisi olmaya devam ediyor.
Doğal taşın cazibesini yitirdiğinin en belirgin şekilde hissedildiği yerin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu hem Van Beurden hem de Den Haag ifade ediyor. Orada sentetik veya lab-grown (laboratuvar üretimi) taşlar, satılan nişan yüzüklerinin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturuyor.
Ekolojik Boyut ve Laboratuvar Üretimi Piyasasının Geleceği
Laboratuvar üretimi taşlar sayesinde bu değerli maden artık sadece varlıklı kesimin tekelinde değil. Örneğin Zeeman geçen yıl 0,10 ila 0,12 karatlık bir lab-grown taşı 30 euroya sattı. Bu tüketiciler için iyi bir haber ancak bu gelişmenin de bir madalyonun diğer yüzü var.
Van Beurden, “Başta Çin ve Hindistan olmak üzere, birbirleriyle kıyasıya rekabet eden lab-grown üreticisi fabrikaların sayısı giderek artıyor” diyor ve ekliyor: “Bir noktada bu pazar çöküş yaşayacak.” Diğer değerli taş girişimcilerinin sektör birliği olan Federasyon Goud en Zilver, satılan tüm taşların yaklaşık yüzde 20’sinin artık bir fabrikadan çıktığını belirtiyor.
Fiyatın yanı sıra daha düşük ekolojik ayak izi de sentetik taşları cazip kılıyor. Van Beurden, “Başlangıçta bu durum doğruydu” diyor. O dönemde bu ayak izi, doğal taşlarınkinden oldukça küçüktü. “Ancak artık o kadar kitle üretimi bir ürüne dönüştü ki durum değişti.”
Kuyumcu Den Haag, pazarda yaşanan zorlu yılların ardından bir dönüşüm umut ediyor. Bunun için geçen ay hafif bir artış gösteren fiyatları takip ediyor. “Taş piyasası kesinlikle yeniden kazanacak.”





Yorum yok! İlk yorumu siz yapın.